Denizcilik de Kılavuzluk nedir ?

Deniz ticaretinde her zaman,bir geminin seferinin güvenlik içinde ve gecikmeden tamamlanması beklenir.Kılavuzluk hizmetinin var oluş nedeni de gemileri dar sular diye adlandırılan limanlar,boğazlar gibi yerlerde “güvenlik içinde ve olabilecek en kısa zamanda objektif olarak” seyrettirmek,yanaştırmak ve kaldırmaktır.

Can ve mal kaybına yönelik her türlü doğal tehlike ve engeller içeren suyollarında,bu tehlikelere karşı güvenlik içinde yolalabilme gereksinimi kılavuzluğun ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Günümüzde kılavuzluk yoğunlaşan deniz trafiği,taşınan tehlikeli ve zararlı yükler,mahalli liman inşaatları ile donanımları,kıyılardaki değerli yapılar ve yerleşim bölgeleri dikkate alındığında,kılavuzluk bir hizmet olarak bugün çevrenin güvenliğinin sağlanması ve artırılması açısından da önemli görev üstlenmiştir.

Zaman içerisinde meydana gelen teknolojik ve ekonomik gelişmelerle beraber,gemi boyutları büyümüş ancak bu büyüme gemi manevra yeteneklerini de kısıtlamıştır.Bu durum açık denizlerde daha emniyetli seyri sağlarken,dar kanallar,boğazlar ve liman giriş çıkışlarda kılavuz kaptan ve römorkör gibi yardımcıların seyre katılmaları gerekliliğini doğurmuştur.

Genel olarak kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri,denizlerde ve boğazlarda gemilerin ulusal mevzuat ve uluslar arası kurallarla tesis edilmiş seyir kurallarına göre uygun şekilde seyretmelerinin sağlanarak can,mal ve çevrenin korunması,yine bu kapsamda gemilerin limana giriş ve çıkışlarında veya rıhtım veya iskelelere yanaşmalarında ve ayrılmalarında ,şamandıralara bağlamalarında,demirlemelerinde,buraları terk etmelerinde veya herhangi bir nedenle yer değiştirmelerinde verilen hizmettir.

Kılavuzluk, denizcilik endüstrisinde dikkate alınması gereken güvenlik unsurllarının başındadır ve denizcilikde donatan ve diğer tüm taraflarca denizcilikde güvenliğin artırılmasında en önemli etmen olarak dikkate alınmalıdır.

Kılavuz Kaptan Kimdir?

Kılavuzluk seyir esnasında akıntı,rüzgar ve diğer etkenlerle beraber tehlike ve yüksek risk içeren boğaz ,geçit kanal,körfez ve liman gibi suyollarında taşıtların güvenlik içinde yol almasını sağlamak üzere bu tehlike ve riskleri tanıyıp ona göre davranma bilgi ve deneyimine sahip kişilerce verilen bir hizmettir.Geminin kılavuz kaptan tarafından seyrine kılavuzlamak,kılavuzluk hizmetlerinin verildiği sulara kılavuz suları ,kılavuz kaptan almanın zorunlu olduğu olmasına zorunlu kılavuzluk ve gemiye kılavuz kaptan göndermek için kıyıda ve denizde bulunan yere kılavuz istasyonu denir.

Kılavuz Kaptan ilgili Yönetmelik gereği "kılavuz kaptan yeterlik belgelerinden birisine sahip olarak; gemi kaptanına, yetkili kılavuz kaptan belgesi ile yetkilendirildiği alan dahilinde uluslararası denizcilik teamüllerine göre geminin seyir ve manevrasına yönelik   konularda danışmanlık yapan ve gemi kaptanının sorumluluğu esas olmak üzere hizmetleri seyir ve manevra ile sınırlı olarak  gemiye kılavuzluk eden kişiyi" işaret etmektedir. (Resmi Gazete 28.11.2006 - 26360; Kılavuz Kaptanların Yeterlikleri, Eğitimleri, Belgelendirilmeleri ve Çalışma Usulleri Hakkında Yönetmelik)

Kılavuz Kaptan özellikle yabancı gemilerin ülkeye girişlerinde ülkeyi temsil eden ilk birey olması nedeniyle ve denizcilik mesleğine o ülkenin verdiği önemin derecesini yansıtan bir mesleğin temsilcisi olarak son derece önemli bir yere sahiptir. Kılavuz Kaptan sadece gemi manevrası teknikleri konusunda tecrübeli bir Kaptan değil aynı zamanda yerel etkiler konusunda da bilgi sahibi olan kişidir. Türkiye'de Kılavuz Kaptanların büyük çoğunluğunun üye olduğu meslek kuruluşu "Türk Kılavuz Kaptanlar Derneği" de Kılavuzluk, Türk Boğazları ve Türk Denizleri adına mesleki ve akademik çalışmalar yapmakta olan önemli bir kuruluştur.

Kılavuz kaptan,gemini seyir durumunu etkileyebilecek bütün yerel unsurları bilir.Kuvvetli akıntılar,sığlıklar,feribot seferleri,deniz dibi tarama faaliyetleri ve diğer tehlikeler bunlar arasında yer alır.Kılavuz Kaptan kılavuzluk yaptığı ülkenin dilini bildiğinden bu avantajını da haberleşmede kullanır.Bu çerçevede liman yetkilileri ,deniz trafik hizmetleri (VTS),römorkörler ,palamar personeli ve diğer gemilerle kolaylıkla bağlantı kurar.

Kılavuz Kaptan görev yaptığı alanda gemi ve çevre güvenliğinin sağlaması amacıyla kurallara aykırı durumları yetkili birimlere bildirme zorunluluğu da yüklenmiştir.Türk Boğazları Deniz Trafik Tüzüğü’nün 31. maddesine göre “Kılavuz Kaptanlar,kılavuzlamakta oldukları gemilerde meydana gelen deniz kazalarını ve rotaları üzerinde seyir güvenliği bakımından saptadıkları sakıncalı hususları,derhal Trafik Kontrol istasyonuna bildirecekler ve 24 saat içinde yazılı bir rapor vereceklerdir” denilmektedir.

Kılavuzluk bütün dünyada kamusal niteliği olan bir deniz güvenlik hizmeti olarak kabul edilmektedir.Kılavuz Kaptanın görev tanımı yapılırken ;

· Birinci görev olarak kendi mesleki bilgi ve becerisini kullanarak ,bulunduğu gemiyi kılavuzluk yaptığı bölge içerisinde güvenli seyir ve güvenli manevra yaptırarak,çatışmasını ve karaya oturmasın önlemek,

· İkinci görev olarak ,Devletin ve Kılavuzluk otoritesinin gemi üzerindeki temsilcisi olmaktır.

Bu tanımlardan anlaşılacağı üzere kılavuzluk dünyada deniz güvenliği hizmeti olarak ve mutlaka devletin gözetiminde olması gereken bir hizmet olarak kabul edilmelidir.

Kılavuz Kaptanın görev sırasında yetkinliklerini belirleyen becerileri,

  • Bölgesel Akıntı ve rüzgar durumlarının gemi ve manevra üzerinde olusturacağı etkileri tahmin etmesidir.
  • Seyir bilgisindeki tecrübesi ile dar kanal geçişleri ve liman manevralarındaki ustalığı,
  • Bölgesel trafiği iyi bilmeleri,
  • Bölgesel dili bilmesi nedeniyle kıyı istasyonlarıyla etkili bir şekilde haberleşme yeterliliği,
  • Gemi manevrası üzerindeki ustalığı,
  • Römorkörlerin sevk ve idaresindeki ustalığı,
  • Kaptana olan desteği sayesinde manevradaki iş yoğunluğunu azaltması,
  • Diğer gemi personeli ile takım çalışmasına girerek iş bölümünde rol alması şeklinde sıralanabilir.

Eğitimli Kılavuz kaptanların liman giriş-çıkış ve diğer bölgesel sularda gemilerde bulunması gerekliliği IMO’nun 1968 yılında aldığı kararla resmi olarak tavsiye edilmiştir.Bu kararla hükümetlerin gerekli kılavuzluk idarelerini organize etmeleri ve gerek görülen bölgelerde kılavuzluğu zorunlu kılmaları önerilmiştir.(IMO Resolution A-159,1968)

Kılavuz Kaptanların belirli görev ve sorumlulukları olmasına rağmen,bu kişinin gemideki varlığı,gemi kaptanının yada seyir vardiyasından sorumlu zabitin geminin güvenliğiyle ilgili görev ve sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.Kılavuzlama işlemi başlamadan önce kılavuz kaptanın,gemi kaptanının ve köprüüstü personelinin her birinin geminin güvenli geçişini sağlama konusunda kendi rollerinin bilincinde olmaları önem taşır.

Kimler Kılavuz Kaptan Olabilir?

Kılavuz Kaptanların Yeterlikleri, Eğitimleri, Belgelendirilmeleri ve Çalışma Usulleri Hakkında Yönetmelik gereği Türkiye'de herhangi bir kılavuzluk hizmet bölgesine yönelik olarak ilk defa kılavuz kaptan yeterlik belgesi alabilmek için aşağıdaki gerekliliklerin sağlanması gerekmektedir.

a) Türk vatandaşı olmak,

b) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak,

c) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak,

ç)Denizcilikle ilgili Ulaştırma işletme mühendisliği veya güverte bölümlerinden Lisans düzeyinde eğitim görmüş olmak,

d) Uzakyol Kaptanı yeterlik belgesine sahip olmak ve anılan belge ile en az bir yıl kaptanlık yaptığını deniz hizmet belgesi ile belgelemek,

e) Sağlık durumunun deniz hizmetine elverişli olduğunu, bu Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre belgelemek,

f) Düzgün ve akıcı konuştuğunu hastaneden alınmış belge ile ispatlamak,

g) Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kılavuz kaptanlık temel eğitimini başarı ile tamamlamak,

ğ) İlk defa kılavuz kaptan yeterlik belgesi alacaklar için görevbaşı eğitimine başlandığında 50 yaşından gün almamış olmak,

h) Görevbaşı eğitimi görmek ve bonservis almak,

ı) Kılavuz kaptan sınavına girmeden önce; KPDS’nin (Kamu Personeli Yabancı Dil Tespit Sınavı) veya ÜDS’nin (Üniversitelerarası Yabancı Dil Sınavı) İngilizce Fen Bilimleri dalından en az 60 puan veya TOEFL’den (Test of English As a Foreign Language) en az 190 puan veya dengi puan yahut IELTS’den (International English Language Testing System) en az 6,0 puan veyahut idarece gerekli görüldüğünde GASM (Gemiadamları Sınav Merkezi) tarafından düzenlenecek genel İngilizce yeterlik sınavından en az 70 puan veya GASM tarafından düzenlenecek denizcilik İngilizcesi sınavından 80 puan almak,

i) Kılavuz kaptan sınavlarında başarılı olmak,

Kılavuz Kaptanlık Temel Eğitimi Nedir?

Kılavuz Kaptanların Yeterlikleri, Eğitimleri, Belgelendirilmeleri ve Çalışma Usulleri Hakkında Yönetmelik gereği ilk kez Kılavuz Kaptan yeterlik belgesi alacak kişilerin "Kılavuz Kaptanlık Temel Eğitimi"ni almaları ve aldıkları bu eğitimden başarılı olmaları gerekmektedir.

Eğitim, "İdare tarafından bu eğitimi vermek üzere yetkilendirilmiş kurumlarda en az 15 gün süreyle; 49 saati teorik ve 21 saati simülatör veya insanlı model gemi eğitimi olmak üzere toplam 70 saatlik" (KKYEBÇUHY, Madde 14.1) bir süreyi kapsamaktadır. Denizcilik Müsteşarlığımızın eğitimlerin saatleri ile ilgili yeni düzenlemeleri ile yukarıda bahsedilen süre "tam gün eğitim yapılması şartıyla (Günde 8 Saat) 9 günde tamamlanabilmektedir

Türkiye’de Kılavuzlu kaptanlığın Tarihçesi;

Osmanlı Döneminde Kılavuz hizmeti 17.yy sonlarından itibaren şekillenmeye başlamıştır.Kılavuzluk konusundaki çalışmalar daha çok Canakkale ve İstanbul Boğazlarında ve İstanbul Limanından Akdeniz ve Karadeniz ve Marmara limanlarına yapılan deniz trafiğinin güvenliğine ve yönlendirilmesine dair Osmanlı Gayrimuslimlerince yapılmıştır.Kılavuzluk konusunda yerleşik kurallara bağlı hizmetlerin başlaması 19.yy ortalarını bulmuştur.Kılavuzluk hizmetindeki bu yavaş ivmenin sebebi, Osmanlı devletinin,deniz ticaretinde kılavuzluk hususunda koymayı planladığı kurallara, dış devlet baskılarına maruz kalacağı endişesi ve halihazırda görevlendirebileceği kalifiye kılavuz kaptanlardan muaf oluşuydu.

Kılavuzluk, 18.yy ortalarında teorik bilgiden yoksun tamamının Rum yada İtalyan Gayrimuslim Osmanlı vatandaşlarınca temel kılavuzluk kurallar esas alınmadan yapıldığı hizmetden ibarettir.

19.yy ortalarına doğru Deniz ticaretindeki gelişmeler,endüstri devrimlerinin sonucu olarak ebatları nispeten daha da büyümüş ticaret gemilerinin daha da yoğun olarak Karadeniz ve Akdeniz seyrüsefer trafiğine katılmasıyla,yine başını Gayri Muslim Osmanlı vatandaşlarının çektiği çeşitli kılavuzluk organizasyonların oluşmasına olanak vermiştir.Bu şirketler her geçen gün daha da şekillenen Osmanlı Kılavuzluk tarihçesinde çeşitli banka finasmanlarıyla çeşitli römorkaj yatırımlarla ve lisanslı kılavuz idamesi gibi yeni yeni kulrallar bütünü etrafında Osmanlı Devletinden hizmet imtiyazları talepleri olmuştur.Bu imtiyazlı kılavuzluk talepleri Osmanlı Hükümetinin kılavuzluk hizmetinin devlet gözetiminde devletçe yapılması isteği sebebiyle kabul görmemiştir.Nadiren muayyen sınırlarda kılavuzluk imtiyaz hakkını kazanan yatırımcılar olmuştur.

Özellikle Marmara deniz trafiğindeki artış,Haliç’e giriş çıkış trafiğindeki yoğunluk ve sonrasında meydana gelen deniz kazaları Osmanlı Devletince Kılavuzluğun ana hatlarını ve detaylarını belirleyen kuralların hazırlanmasına önayak olmuştur.

Osmanlı Devletince 1895’de hazırlanan resmi kılavuzluk teşkilatının yönetimini içeren “Dersaadet Liman Dairesi’nde Kılavuzların Hüsn-i İdaresi için teşkil olunan Heyet-i idarenin Vezaif-i Esasiyesini Mübeyyin Talimat” a göre kurulması öngörülen kılavuz teşkilatının ve görev alanları belirlenmiştir. Bu kurallar dahilinde 16 maddelik Boğazlarda Zorunlu kılavuzluk uygulamasını başlatan tüzük işlerlik kazanmıştır.

Cumhuriyetin ilanı ve daha sonrasında 1936 Möntro Boğazlar antlaşmasıyla beraber Boğazların ve Türkiye karasularında gemilerin yanaşıp ayrıldığı liman,iskele ve şamandıra gibi tesislerde kılavuzluk hizmetinin detaylarını belirleyen kurallar gelişimini sürdürmüştür.

 

Son Güncelleme (Pazartesi, 17 Eylül 2012 00:33)